yapı kredi yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yapı kredi yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2019 Cumartesi

Marcel Proust / Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde (Kayıp Zamanın İzinde)

          "Ama her konuda lehte ve aleyhte söylenebilecek küçük düşürücü bir sözü bize aktaran arkadaşlarımızın bundan aldığı zevk ya da en azından kayıtsızlıkları, bizimle konuştukları anda kendilerini bizim yerimize koymadıklarını, iğneyi de çuvaldızı da bize batırdıklarını kanıtlarsa da diğer arkadaş kategorisinden olan takt sahibi kişilerin de hareketlerimiz hakkında kulaklarına gelen sözlerden veya hareketlerimiz konusunda kendi fikirlerinden bizim için tatsız olabilecekleri daima bizden gizleme sanatı, yüksek dozda bir sinsiliğin kanıtı olabilir."

Marcel Proust / Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde 
(Kayıp Zamanın İzinde)



Marcel Proust, nasıl da açık sözlülükle anlatmış; arkadaşlığı.
Arkadaşımız olan bazı kişiler, aslında bizim hakkımızda söylenen kötü sözlerden zevk alırlar, bazıları ise; bu sözler karşısında, sessiz ve tepkisiz kalırlar, haksızlığa uğradığımızı bildikleri halde, bizi asla savunmazlar. Asla kendi hatalarını görmezler, bizimle aynı hataları yapıyor olsalar bile; sadece bize kendimizi hatalı hissettirmeye çalışırlar; kendilerini ise, "sütten çıkmış, ak kaşık" gibi gösterirler. Bazıları ise; güya "iyi niyet"lerinden, hakkımızda edilen kötü sözleri, bizden sinsice saklarlar ki bundan da içten içe bir haz duydukları kanısındayım.

Beril Öke Gülen

24 Ocak 2016 Pazar

Müstakbel Bir Ayrılık

"Müstakbel bir ayrılık, sizi bizden çabucak ayıracakmış
Efendim...

........................

Bu mısraları; basılı, basit, siyah-beyaz şekilleriyle biliyordum ama onları nihayet o altın sesin atmosferine, ışıltısına bürünmüş halde görebileceğimi düşündükçe, kalbim bir seyahatin başlangıcındaymış gibi çarpıyordu."


Marcel Proust / Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde



Nasıl tatlı bir anlatımdır bu böyle? "...... kalbim bir seyahatin başlangıcındaymış gibi çarpıyordu." :)
Gerçekten, seyahate çıkmadan önce, insanın içi mutluluktan ve heyecandan kıpır kıpır olmaz mı? Hem bir şeyleri unutmama telaşı hem vaktinde aracımıza yetişme endişesi hem de yeni yerler, şeyler görecek, yeni insanlar tanıyacak olmanın yani; bilinmezliğin verdiği merak, mutluluk ve tatlı heyecan duygusu.
Sanırım, Marcel Proust, bir kalp çarpıntısını, daha iyi betimleyemezdi.

Sevgiliyle "sizli-bizli" konuşulan, o kibarlığın, zarafetin doruklarındaki zamanlara maalesef ki denk gelememiş biri olarak; bugünkü ilişkilerdeki seviyesiz hitapları düşünmek dahi istemiyorum.

Marcel Proust, neredeyse her şeyi, sanal ortamda yaşadığımız, duygularımızı dahi sanal ortamda yazarak anlattığımız, yüz yüzeyken çok daha az konuştuğumuz / konuşabildiğimiz, bu "iletişim çağı"nda yaşasaydı; sevdiğinin sesini duyabilmenin kıymetini binlerce kez daha fazla anlardı, eminim ki.

Beril Öke Gülen

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Yoksa?

"Yoksa her şey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?"

Yusuf Atılgan'ın "Aylak Adam" adlı kitabının beni vuran ilk cümlesi bu oldu.
Biliyorsunuz; blogumda okuduğum kitaplardan alıntılar ve onlar hakkında, ufak tefek yorumlar yapıyorum. Blogum için seçtiğim ikinci okuma kitabım; Aylak Adam.

Aylak Adam karakterini sevmekle, sevmemek arasında getirip götürüyor kitap sizi.
Bazen ona sonuna denk hak verirken; bazen acaba başka türlü davranamaz mıydı o durum karşısında, diye serzenişlerde bulunuyorsunuz.

Beril Öke Gülen

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Aşık Olmadığını Zannetmek!

"

"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu bilmiyorum!" dedi. "Bu eksik sana değil, bana ait.. Bende inanmak noksanmış.. Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum.. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.. Ama şimdi inanıyorum."
"
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Ayrılmamız İmkansız!

"Gözlerim yaşararak ve sesim titreyerek ona aramızdaki yakınlığı, iki insanın birbirini bulması bu kadar güç olan bu dünyada bizim böyle manasız sebeplerle ayrılmamızın imkansızlığını anlatıyordum.."
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

10 Temmuz 2012 Salı

Aklı Geride, İleri Gitmek İsteyen Adımlar

"İçimde boş kalan bir taraf bulunduğunu ve bu boşluğun bana adeta maddi bir eziklik verdiğini hissediyordum. Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm."

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Bir his; ancak bu kadar tanıdık ama iç burkan bir şekilde, böyle mükemmel betimlenebilirdi, demek istiyorum.

Aşk!

"

"Aşk hiç de sizin söylediğiniz basit sempati ve ya bazen derin olabilen sevgi değildir. O büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilmediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilmeyiz.Halbuki arkadaşlık, devamlıdır ve anlaşmaya bağlıdır. Nasıl başladığını gösterebilir ve bozulursa bunun sebeplerini tahlil edebiliriz. Aşka girmeyen şey ise tahlildir. Sonra düşünün, dünyada hepimizin hoşlandığımız birçok kimseler, mesela benim hakikaten sevdiğim birçok dostlarım vardır. Şimdi ben bütün bu insanlara aşık mıyım?"

Ben fikrimde ısrar ederek:

"Evet" demiştim."En çok sevdiğinize hakikaten ve diğerlerine birer parça aşıksınız!"
"

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Sevemedim!

"Ve bütün tanıştığım erkekler bunu, yani kendilerini sevmediğimi, sevemediğimi anlayınca, büyük bir teesür, hatta bir hiddetle beni terk ettiler.. Güle güle.. Ama niçin beni kabahatli zannettiler? Kendilerine asla vaat etmediğim, sadece kafalarında yaşattıkları bir şeyi vermedim diye mi? Bu haksızlık değil mi? Sizin de hakkımda aynı şekilde düşünmenizi istemem.. Bunu da lehinize bir nokta olarak kaydedebilirsiniz.."

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Sanki Görmemek İçin!

"

"Fakat siz, o zaman hiç o resme benzemiyordunuz!" diye mırıldandım.

"Nereden biliyorsunuz?" dedi. "Yüzüme bakmadınız ki!"

"Hayır, zannetmem.. Nasıl olur?"

"Evet, birkaç kez baktınız.. Ama nasıl? Sanki görmemek için!"
"
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Yaşamak!

"   Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar hayat doldurduğunu bilerek yaşamak.. Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak..
      Dünyada bundan daha ferah verici bir şey olabilir miydi? "

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna


8 Temmuz 2012 Pazar

İlk İntiba

"Hayatım müddetince hep onu aramış, onu beklemiştim. Bütün dikkatimi, bütün varlığımı bir noktaya biriktirerek her tarafta bu insanı araştıran, her rast geldiğini bu bakımdan tetkik ede ede marazi bir meleke ve hassasiyet kesp eden hislerimin yanılmasına imkan var mıydı? Bu hisler, şimdiye kadar asla hata etmemişlerdi. Bir insan hakkında ilk hükmü onlar verir, sonra aklım, tecrübelerim bunu, ekseriya yanlış olarak, tadil ederdi. Fakat her defasında, haklı çıkan gene bu bu ilk his olurdu. O zaman kendi kendime: "Demek ilk intibam beni aldatmış!" derdim, lakin bir müddet sonra, -bu müddet kısa ve ya pek uzun olabilirdi- ilk hükmümün doğruluğunu, bunun üzerinde mantığın, harici tesirlerin ve ya aldatıcı vak'aların yaptığı değişimlerin yalancı ve geçici olduğunu kabule mecbur kalırdım."

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Kurt Dişleri

"Dünyada sizden, yani bütün erkeklerden niçin bu kadar nefret ediyorum biliyor musunuz? Sırf böyle en tabii haklarıymış gibi insandan birçok şeyler istedikleri için.. Beni yanlış anlamayın, bu taleplerin muhakkak söz haline gelmesi şart değil.. Erkeklerin öyle bir bakışları, öyle bir gülüşleri, ellerini kaldırışları, hülasa kadınlara öyle bir muamele edişleri var ki.. Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvendiklerini fark etmemek için kör olmak lazım. Herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman, düştükleri şaşkınlığı görmek, küstahça gururlarını anlamak için kafidir. Kendilerini daima bir avcı, bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçemiyorlar. Bizim vazifemiz sadece tabii olmak, itaat etmek, istenilen şeyleri vermek.. Biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey vermeyiz.. Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum. anlıyor musunuz? Sizinle bunun için dost olabileceğimizi zannediyorum çünkü halinizde o manasız kendine güvenme yok.. Fakat bilmem.. Ne kuzuların ağzından vahşi kurt dişlerinin sırıttığını gördüm.."

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Genç Kadınlara Mahsus Bir Hal

"   

 Yüzünde fazla ileri gitmiş olmaktan, yanlış anlaşılmaktan korkan bir insanın endişesiyle:

        "Sakın siz de başka erkekler gibi düşünmeyin.." dedi, "Sözlerime başka manalar vermeye kalkmayın.. Ben hep böyle apaçık konuşurum.. Bir erkek gibi.. Zaten birçok taraflarım erkeklere benzer.. Belki de bunun için yalnızım.."

      Beni baştan aşağı uzun zaman süzdü. Birdenbire:

       "Sizde de biraz kadınlık var.." dedi. "Şimdi farkına varıyorum.. Belki de bunun için ilk gördüğüm andan itibaren sizde hoşuma giden bir şey bulunduğuna hükmettim.. Sizde genç kadınlara mahsus bir hal var.." 
                                                                                                                                                                 "

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Bu Portrede Ne Vardı?

"Bu portrede ne vardı?.. Bunu izah edemeyceğimi biliyorum; yalnız, o zamana kadar hiçbir kadında görmediğim garip, biraz vahşi, biraz mağrur ve çok kuvvetli bir ifade vardı. Bu çehreyi ve ya benzerini hiçbir yerde, hiçbir zaman görmediğimi ilk andan itibaren bilmeme rağmen, onunla aramızda bir tanışıklık varmış gibi bir hisse kapıldım. Bu soluk yüz, bu siyah kaşlar ve onların altındaki siyah gözler; bu koyu kumral saçlar ve asıl, masumluk ile iradeyi, sonsuz bir melal ile kuvvetli bir şahsiyeti birleştiren bu ifade, bana asla yabancı olamazdı. Ben bu kadını yedi yaşımdan beri okuduğum kitaplardan, beş yaşımdan beri kurduğum hayal dünyamdan tanıyordum."

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Kime Ne Anlatabilirim?

Bu blogda; okuduğum kitaplardan -beni etkileyen -alıntılar  paylaşacağım.
Şu anda okumakta olduğum "Kürk Mantolu Madonna", kulakları çınlasın, lisedeki edebiyat öğretmenim Birsel Onan'ın bizlere ısrarla okumamızı önerdiği ve benim inatla 2012 yılına kadar okumadığım bir eser. "Bazı kitapların, belli bir yaşa kadar okunmamış olması, yasaklanmalı" gerçekten, hemfikirim bu konuda. Meğer bu kitabı, bugüne kadar okumayarak ne çok şey kaçırmışım.
Bundan sonraki birkaç blog yazımda, yine bu eserden alıntılar paylaşıyor olacağım. Sonrasında da başka kitaplardan alıntılarla birlikte, arada kendi yorumlarıma da yer vereceğim.


"...... Her şeyi kafamda yalnız başıma saklayamayacağım. Söylemek, bir şeyler, birçok şeyler anlatmak istiyorum.. Kime? .. Şu koskocaman dünyada benim kadar yapayalnız dolaşan bir insan daha var mı acaba? Kime ne anlatabilirim?"

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

*Fotoğraf; http://yinedergi.wordpress.com/2011/10/21/kurk-mantolu-madonna/ adresinden alınmıştır.